Karın Germe Ameliyatı Nedir?

Karın germe ihtiyacı , farklı sebeplerden kaynaklanır ve karın bölgesinde yağ fazlalığına neden olur.  Karın germe operasyonu, deride oluşan sarkıklık, deri fazlalığı ve benzeri problemlerin meydana gelmesinden dolayı son dönemlerde sıkça başvurulan yöntemlerden biri olan estetik operasyondur. Her iki cinstede görülmektedir ancak kadınlarda hamilelik sonrası sıklıkla karşılaşılan karın bölgesinde gevşeklik ve sarkmaların estetik cerrahiyle basit müdahaleler yapılarak düzgün bir görünüme kavuşturulması sağlanır. Böylece fazla yağlar alınır ve sarkmış olan deri görünümü giderilerek  karın bölgesine düz bir şekil verilir. Bu operasyon ile karın altında bulunan kısımda oluşmuş çatlaklarda yok edilir.

Karın Germe Ameliyatı Nasıl Olur?

Karın germe ameliyatı esnasında uygulanan teknik, hekimin derinin alınacağı kısım, bölgedeki yağ oranı, bireyin tahlilleri gibi hususların yapılan detaylı araştırması sonucunda verdiği karar doğrultusunda gerçekleşir. Genelde göbek deliği bölgesinden karnın iki tarafına doğru olan kısımda bir çizgi çekilerek sarkık ve çatlamış deri alınır ve göbek deliğinin yurakısında bulunan esnamiş deri aşağı alınır. Göbek deliği de uygun bir şekle getirilmesi amacıyla yeniden oluşturulur. Sarkıklık ve gevşekliğe ek olarak karın bölgesinde aşırı yağlanma sorunuda bulunuyor ise karındaki fazla yağlar liposuction adı verilen operasyon ile alınır. Karın duvarındaki zarların üst kısmında yerleştirilen toplayıcı dikişler ile gevşemiş olan kaslar sıkıştırılır ve sert bir şekle kavuşur. Ameliyat bittikten sonra dış kısımdaki dikişlerestetik dikiş olarak adlandırılan bir yöntem ile dikilir ve hoş görünmeyen izler önlenmiş olur.

Karın Germe Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Karın germe ameliyatı süresi kişiye göre değişmektedir. Total abdominnoplasti olarak adlandırılan karnın tamamıyla germesi işlemi yaklaşık 3 ila 4 saat aralığında bitmektedir. Sarma,  gevşeklik, çatlak gibi sorunların daha az görüldüğü hastalarda ise ameliyat süresi 1-1. 5 saat gibi kısa bir saat diliminde tamamlanır. Karın bölgesinde bulunan deride ki fazlalık, yağ miktarı, uygulanacak dikiş tekniği ve karındaki kasların durumu ameliyat süresini etkileyen en önemli faktördür.

Karın Germe Ameliyatı İyileşme Süresi

Karın germe ameliyatı bitiminde yaklaşık 3-4 saat sonra ayağa kalkıp bir yardımcı sayesinde ertesi gün ise yardım almadan yürünebilir.  Durumuna bakılarak genelde 1-2 gün arasında hasta taburcu edilir. Ameliyat sonrasında hastalar 1 ay boyunca özel bir korse kullanır böylece karın bölgesinde istenilen forma girilmesi desteklenir. Ameliyat sonrasında yapılan işlem bölgesinde bir süre dikişler nedeniyle ağrı olması normaldir. Ameliyattan 2 ila 3 gün sonra duş alınabilir ve günlük işleri yapabilecek duruma erişilir. İlk hafta dikişler henüz kaynama sürecinde olduğu için hapşurma, ıkınma, öksürme gibi durumlarda dikişlerde sızı hissedebilirsiniz. Bu durumların şiddetli olması halinde dikişler zarar görebileceği için mümkün olduğunca kaçınmalıdır. Dikişlerinize zarar verme ihtimaline karşı ağır bir işte çalışılıyorsa doktorunuzla görülmeli eğer çalışmıyorsa doktorunuzun önerisi ile 7-10 hafta içerisinde iş hayatınıza tekrar dönebilir.

Karın Germe Ameliyatı Sonrasında Hamilelik

kArın germe ameliyatı yaptırmak isteyen bireylerin en çok sorduğu sorulardan bir tanesi de ameliyat sonrasında yaşanılacak hamilelik sürecinin herhangi bir komplikasyona neden olup olmayacağıdır. Karın germe ameliyatı hamileliğe engel olan ve ya sonrasında herhangibi  zararı bulunan bir operasyon değildir. Ancak en uygun zaman iyileşme sürecinin tamamlanmasından sonra olması hekimler tarafından tavsiye edilmektedir. En ideal süre olaraksa 1 yıl sonrası olarak belirtilmektedir. Hamilelik süreci içerisinde annenin düzenli beslenme,  emzirme ve egzersiz yardımıyla verebleceği kadar kilo vermesi sağlanır aynı zamanda karın bölgesine oluşacak çatlaklarıda engelemeye yönelik bir program uygulanır.  Yeni doğum yapmış ve karın germe operasyonu isteyen anneler ise anneler doğumdan 1 yıl sonra olarak belirlenmektedir. Karın germe ameliyatı en küçük çocuğu bir yaşından büyük olan, sağlık durumu el verişli ve iyileşme sürecinde çocuk planlamayan, ilgili hekiminin onay verdiği  her hastaya yapılabilir.

Saç Ekimi Operasyonu

Ergenlikten itibaren farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkan saç dökülmesi, kişinin psikolojik olarak rahatsızlık duymasına sebep olabilir. Genetik yapı, çevresel faktörler, yaşam şekli, ilaç kullanımı,  stres gibi bir çok nedenden dolayı kalıcı saç dökülmeleri yaşanamaktadır.  Saç ekimi operasyonu son dönemlerde kısa sürede yapılması,  işlem sonrasında iz bırakmaması ve ömür boyu kalıcı olması nedeniyle  sıkça başvurulan bir yöntemler arasındadır.

Saç ekimi nasıl yapılır?

İlk olarak başvurduğunuz hekiminiz tarafından tahliller ve saç analizi yapılır. Analizlerin sonucuna bakılarak greftlerin bölgesi,  miktarı ve ekimin yapılacağı bölge belirlenir. Ekimi gerçekleştirecek cerrah  operasyon sonrasında oluşması beklenen yeni saç yapısının şemasını çıkartır. Operasyon öncesinde yapılan anestezi sayesinde acısız bir şekilde ekim işlemi gerçekleşir. Ekim sırasında ilk aşama greftlerin alınacağı donör bölgenin belirlenmesidir. Donör bölge için en uygun yer ense ve kulak arkasıdır. Mikromotor adı verilen özel cihazlar sayesinde saç kökleri bulunduğu yerden çıkartılır. Alınan greftler özel bir solüsyonun içerisine konularak daha kaliteli bir yapı alması sağlanır. Greftler,  saç köklerinin doğal açısına ve çıkış yönüne uygun olarak ekilir bu sayede doğal bir görünüm elde edilir.

Kimler Saç Ekimi Yaptırabilir?

Saç ekimi operasyonu yapılabilmesi için gereken greft miktarına ulaşılması gereklidir. Kişide köselik yani doğuştan saçsız olma durumu bulunuyorsada saç ekimi yapılmaktadır. Böyle durumlarda boyun göğüs,  sırt,  genital bölgeler gibi çeşitli yerlerden kıl kökü alınarak elim yapılır.

Kimler Saç Ekimi Yaptıramaz?

Saç ekiminde 22 yaş altı erkeklerin operasyon geçirmesi mümkün değildir.Çünkü hala seç dökülmesi bitmemiş ve dökülmenin seyri belli olmadığı için ,Bu aşamada yapılan ekim, sonraki dönemlerde dökülen bölgelerde kötü bir görünüme sebep olabilir.Ancak kaza yada yanıklar sonucunda saç kayıpları oluşursa bu kişilere doktor yönlendirilmesiyle ekim yapılabilir.

Saç ekimi sonrasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Saç ekimi operasyonu esnasında hem donör bölgeye hem de nakil uygulanan bölgeye işlem yapıldığından,  bu bölgelere fazlaca özel gösterilmelidir. Saç ekim işlemi bittikten sonra ki 3 gün evde 3 gün istirahat edilip baş bölgesi herhangi bir darbeye karşı korunmalıdır.  Operasyondan sonra ki 15 gün içerisinde oluşan kızarıklıklar iyileşip,  kabuklanmalar dökülmektedir. Eğer kabuklanmalar dökülmezse doktorunuza başvurabilirsiniz. Operasyondan sonraki 15 gün içerisinde güneşten gelen zararlı UV ışınları,  yağmur,  rüzgar,  toz gibi dış etkenlerden kaçınmak için şapka takılması gerekmektedir.  İşlem sonrasındaki bir ay spor salonları,  deniz,  hamam gibi ortamlardan uzak durulması önemlidir.  Bu sayede ekim yapılacak bölgede oluşacak iltihap ve olası darbeler önlenmiş olur.

Şok dökülme evresi

Saç ekimi işleminden sonra kabuklanmaların iyileşmesiyle birlikte saç dökülmesi  gözlemlenmektedir. İkinci haftadan itibaren gözlemlenen bu duruma ‘’şok dökülme evresi’’ denir. Bu evrede ekilen saç kökleri dökülmez,  yeni ekilen saç köklerinde çıkacak alan oluşturur. Şok dökülme evresi genellikle ikinci aydan itibaren azalır ve üçüncü aydan sonra tamamen kesilir.

Saç ekimi sonuçları

Saç ekimi operasyonu sonrasında Şok dökülme evresinden sonra yani üçüncü aydan itibaren ilk saç çıkışı başladığı gözlemlenir. Çıkan ilk saçlar normale oranla daha zayıf ve seyrek olur. Altıncı aydan sonra saçlarda gürleşme ve güçlenme gözlemlenir.  Ekim işleminden bir yıl sonra saç köklerinin tamamı çıkmış gür sağlıklı ve doğal bir görünüme kavuşmuş olacaktır.

Saç ekimi fiyatları

Saç ekim fiyatları; Ekimin yapılacak olduğu merkeze, hekiminize ve ekim yapılacak greft sayısına göre farklılık gösterir.Ekim yapılacak olan hastanenin sahip olduğu teknolojin araçlarda bu fiyatta değişiklik görülmesine sebep olabilir.Ekim işlemi bittikten sonra hastanede müşahede altında kalmak isterseniz bu fiyatta artışa sebep olabilir.

Kol Germe Ameliyatı

Kol germe ameliyatı sarkık ve gevşek bir şekil alan deri kadın ve erkeklerin genelde kilo verdikten sonra ortaya çıkan en büyük sorunların çözümleri arasındadır. Özellikle yaz aylarında kolların göründüğü kıyafetler giyilmesiyle dikkat çeken bir görünüm ortaya çıkmaktadır. Düzenli spor, cilt bakımı, kilo kontrolü bile bazı durumlarda etkili bir çözüm sağlamayabilir. Koldaki deformasyonlardan rahatsız olan bireyler bu operasyon yöntemine başvurdukları gözlemlenmiştir.

Kol Germe Nedir?

Kol germe özellikle dirseklerin üst kısımlarında oluşmuş gevşeme ve deri fazlalığını giderme işlemidir. Operasyonda amaç sadece kolda inceltme işlemi yapmak değil, aynı zamanda gergin ve estetik görünümlü  bir deri oluşturmaktır. Kol germe ameliyatı yaptırmak için gerekli koşullar ise kilo alıp verme işleminin durmuş olmasıdır. Hekiminiz tarafından yapılan tetkikler sonucunda hasta kriterlere uygun hale getirilmelidir. Genel olarak 40 yaş üzeri bireylerin yaptığı bu işlem ciltteki gevşeme eğilimini en aza indirme amacı esas alınarak gerçekleştirilir. Kimi hastalarda ciltteki gecşeme eğilimi daha erken yaşlarda ortaya çıkabilir.

Kol Germe Ameliyatları Nasıl Yapılır?

Kol germe ameliyatı işlemi nasıl yapılır sorusunun cevabı ise koltuk altından dirseğe kadar atılan ‘’L’’ şeklinde bir kesik oluşturulur. Genelde sadece fazlalık olan deri çıkartılır ve gergin olacak şekilde yeniden yapılandırılır. Kollarında fazla yağ bulunan hastalarda ise ek olarak ‘’ Liposhaping’’ adı verilen bir işlemde uygulanabilir.

Kol Germe Ameliyatlarında Anestezi Gerekir Mi?

Kol germe ameliyatı, ameliyathane ortamlarında; genel anestezi veya ağır sakinleştirici müdahalesi yapılarak gerçekleştirilir. Vücudunuza gerekli olan anestezi ya da sakinleştirici uzman kişilerce enjekte edilir ve hasta operasyon sırasında hiçbir acı hissetmez.

Kol Germe Ameliyatının Detayları

Hasta herhangi bir komplikasyon oluşmama durumunda aynı gün eve gönderilmektedir. İlk iki gün dikiş üzerinde bandaj uygulanır. Hasta ikinci günden itibaren doktorunun yönlendirmeleri ile banyo yapabilir. Cilt altına atıldığı için dikiş aldırma işlemi gerçekleşmez. Kol germe ameliyatı sonrasında ki ilk üç haftalık süreçte hastanın aşırı kol hareketi yapmaktan kaçınması gerekmektedir. Üçüncü haftadan sonra ki süreçte aşırıya kaçmadan ve kol haraketi gerektirmeyen sporlar yapılmasına izin verilir. Altıncı haftanın sonunda hasta istediği aktiviteyi yapmakta serbesttir.

Kol Germe Ameliyatlarından Sonra İz Kalır Mı?

Kol germe ameliyatı sonrasında iz kalma ihtimali yüksektir. Ancak bu durum aşırı belli olmamakla birlikte ince bir çizgi halinde bulunmaktadır ve kolun iç tarafında yer almaktadır. İz ilk dönemlerde kırmızı ve kabarık bir görünüme sahiptir. Genellikle aytıncı ayın sonunda silik ve belli olmayan bir şekil almaya başlar. Bu durum hastanın cilt yapısına göre değişiklik gösterir. Kol germe ameliyatında izlerin fazla olması halinde lazer ya da farklı enjeksiyon yöntemleri kullanarak daha iyi bir hale getirilmesi mümkündür ancak tamamen yok etmek günümüz teknolojilerine göre mümkün değildir.

Kol Germe Ameliyatı Zorlukları Nelerdir?

Kol germe operasyonlarında iz kalma durumu dışında başta gelen en büyük sıkıntılardan bir tanesi yeterli sıkışma, kontur da düzensizlik ve aşırı kabarık görünen izlerdir. Kol germe işlemi öncesinde olduğu gibi sonrasında da yaşlanma süreci devam eder ve bir miktar daha gevşeme görülür. Kilo alma verme süreçleride bu konuda çok büyük rol oynar. Anca ilk haline geri dönme gibi bir durum  söz konusu değildir. Hasta operasyon ile alınan sonucu koruyabilmek adına kilo alıp vermesine dikkat etmelidir. Düzenli spor ve cilt bakımı uygulamalarıyla bu durum önlenebilir. Hekiminizle irtibatta kalarak bu gibi komplikasyonların gerçekleşmemesini sağlayabilmek mümkündür.

Göz Kapağı Estetiği

Göz çevresindeki deri vücudumuzun diğer bölgelerde bulunan derilere orala daha ince ve hassastır. Yaşlanma,sigara,düzensiz beslenme ;stres üzüntü,gibi duygu durum değişimleri bu tarz faktörlerin mimikler aracılığıyla direk yüze yansıması göz çevresinde kırışıklık,göz altında ve göz kapağında sarkma,göz altı morlukları gibi şikayetleri de beraberinde getirir.Yaşlı ,yorgun ve uykusuz bir görünümden şikayet edenleri ortadan kaldırmak için başvurulmuş bir yöntemdir.

Göz Kapağı Yaşlanma Belirtileri Nelerdir?

Göz altında bulunan deride torbalanma, renk değişimi, içe çöküklük ,Yorgun bir yüz ifadesi,Göz kapaklarındaki kırışıklık,sarkma ve düşüklük,deri bollaşması ,göz kerarında bulunan kaz ayağı çizgileri yaşlanma belirtilerine örnektir.Bu gibi belirtiler bazı durumlarda görmeyi engelleyecek duruma gelebilir ve tedavi şart olabilir.Bazen kaşlarda ve alındaki düşüklük de göz kapağında düşüklük oluşturabilir.Bireylere sadece alt göz kapağı,üst göz kapağı estetiği yapılabileceği gibi;kaş kaldırma,alın germe ve endoskopik orta yüz ameliyatları ile birlikte tercih edenlerin sayısı da az değildir.

Göz Kapağı Ameliyatı Öncesi Yapılması Gerekenler

Ameliyat öncesi cilt kalınlığı,kapaklardaki yağ oranı ve kas şekli incelenmeli  ve yapılacak operasyona bu tetkikler sonrasında karar verilmelidir. Asprin ve antibiyotik gibi ilaçlar kan akışını  arttırdığı için göz kapağı estetiği öncesinde kullanılmamalıdır. Sigara ve alkol gibi zararlı ürünlerin de kullanılması bu süreçte sizlere tavsiye edilmeyecektir. Nitekim bu tür zararlı ürünler vücudunuzda ki yaraların kapanmasını zorlaştıracak olumsuz etkilere sahiptir ve bu yüzden de kullanılmaması lehinize olacaktır. Bitkisel ilaçlar birçok hastalık için tavsiye edilir ve birçok insan tarafından kullanılır; ama beklenmeyen olumsuz sonuçlara yol açabileceğinden dolayı bu işlem öncesinde kullanılmaması gerekir.

Üst Göz Kapağı Estetiği Nasıl Yapılır?

Göz kapağı estetiği ameliyat yapılacak bölgedeki derinin fazlalık kısmının ve kas dokusunun kesilmesi böylece yeniden şekillendirilmesi işlemidir.Gözde ameliyat izinin belli olmaması için kapak kısmında bulunan katlanma çizgisi kesilir.Kapak seviyesinin ayarlanmasında hasta yönlendirilmesi daha kolay olduğu için Lokal anestezi kullanımı tercih sebeplerinden biridir.Operasyon süreci genelde 1 saatin altında gerçekleşmektedir.Kaş kaldırma,alın germe işlemleriyle yapıldığında yüzde daha iyi bütünlük oluşturur.

Alt Göz Kapağı Estetiği Nasıl Yapılır?

Elmacık kemiklerinin üzerinde bulunan yağ yastıkçıkları zamanla yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru yer değiştirir ve alt göz kapağında çökmeye sebep olur.İlk olarak endoskopik olarak yastıkçıkların yerine asılması şeklinde yapılır.bu işlem sonrası torbalanma sarkma gibi bulgular var mı bakılır.Bulgular hala devam etmekteyse yada tekrarlanmışsa ameliyat kısmına geçilir.Ameliyat kesiği kirpiklerin alt kısmına yapılır.Deri kaldırılır ve buradaki yağ petekcikleri göz altındaki çukur kısma doldurulur.Fazlalık olarak kalan deri ve kas kitlesi kesilerek çıkarılır böylece işlem tamamlanır.Ameliyattan sonra kontroller esnasında göz altında çöküklük devam ettiği görülürse iyileşme sürecinden sonra göz altına yağ enjeksiyonu yapılması gerekli olabilir.

Göz Kapağı Estetiği Kaç Yaşında Yapılır?

Göz kapağı estetiği genellikle 35 yaş ve üzeri bireylerin tercih ettiği bir operasyondur.Çünkü bu yaşlarda göz kapaklarında yaşlanma belirtileri görülmeye başlanır.Ancak medikal olarak bu ameliyatın belli bir yaş sınırı yoktur,Sadece yaşlanma belirtisi için değil yapısal bozukluk,yeniden şekillendirme gibi sebeplerden de yapılmaktadır.Baş vuran bireylere gerekli tetkikler yapıldıktan sonra her yaşta yapılmaktadır.

Özel Sağlık Sigortaları Kapak Düşüklüğü Ameliyatını Karşılar Mı?

Gözde düşen kısımda görme alanı daralacağından ve düşen kapağın korneayı ezip eğriliğe ve görme bozukluğuna sebep olabileceğinden dolayı hasta için büyük sorun teşkil ihtimali vardır.Küçük yaştaki bireylerde bu durumun düzeltilmesi ileri ki yaşlarda tedaviye geç kalınmış olması ihtimalini ortaya çıkaracağından dolayı göz tembelliği ile sonuçlanabilir.Bu açıdan hastada sağlık sorunu oluşturacağı için özel sigortalar operasyonun bir kısmını yada tümünü karşılayabilir.

Göz Kapağı Estetiği Ameliyatı Fiyatlarını Etkileyen Faktörler 2020

Göz kapağı estetiği fiyatlarını hastaya ameliyat sırasında yapılacak operasyonlar belirlemektedir.Bu durumda bireyin doktoruyla görüşmesi ve konu hakkında bilgi alması gerekmektedir.

Meme Dikleştirme Operasyonu Nasıl Yapılır?

Bir diğer adıyla Mastopeksi olarakta bilinen meme dikleştirme işlemi derideki fazla kısmın alınıp göğüs konturunun çevre dokusunu sıkılaştırıp memenin yeniden şekil verilip dikleştirildiği bir operasyondur. Göğüsler zamanla genç ve sıkı görünümünü kaybeder. Bu değişim derideki elastikiyetin kaybolmasından kaynaklanır. Hamilelik, kilo değişimleri, yaşlanma, yer çekimi, kalıtım, bebek emzirme bunların başlıca sebeplerindendir. Bazı durumlarda meme ucunu çevreleyen areola zaman içine genişleyip şeklini kaybeder. Bu durumun giderilmesi meme dikleştirilme ameliyatı ile sağlanır. Meme dikleştirme ameliyatı genç ve dik göğüs şekline kavuşturur.

Meme Dikleştirme Ameliyatının Düzeltemeyeceği Durumlar

Meme dikleştirme ameliyatının düzeltemeyeceği durumlar nelerdir sorusu genelde ilk akla gelenler arasındadır. Ameliyat öncesi kontrollerde meme büyüklüğünüzü ve üst kısımda ki yuvarlak alanın şeklini değiştirmez. Göğüs büyütme ve küçültme operasyonu istenmesi halinde ameliyat seçeneklerini gözden geçirmeniz gerekmektedir.

Meme Dikleştirme Ameliyatı İçin Gerekli Koşullar

Bu ameliyat türü oldukça kişisel bir tercihtir. Başka kişilerin istekleri yada bedeninizde kusursuz görüntü şeklini oluşturmak için değil sadece kendi fikirlerinizi ön plana koyarak yaptırmanız gerekmektedir. Fiziksel olarak sağlıklı ve sabit bir kiloya sahipseniz, göğüs şeklinizden hacminden rahatsızsanız, düz uzamış ya da sallanan bir şekle bürünmüşse, desteklenmediği taktirde göğüs ucu göğüs kanat çizgisinin altında ise, göğüs ucu ve areolar aşağı doğru bakıyorsa, deride gerilme ve areolarda genişleme meydana gelmişse, göğüslerden biri aşağıya sarkmışsa meme dikleştirme ameliyatı için gerekli koşullar sağlanmış olur.

Ameliyat Öncesi ve Sonrası

Bu tür ameliyatlar büyüklük ve zorluk olarak orta dereceli ameliyatlardır. Ağrılı bir ameliyat olmamakla birlikte genellikle hasta aynı gün taburcu edilir ve 3 ila 4 gün sonra günlük hayatlarına geri dönebiliir. Her ameliyatta olduğu gibi meme dikleştirme ameliyatı bitiminde ki ilk gece de zorlu geçebilir. Genelde ağızdan alınan küçük bir ağrı kesici yeterli olur. Bu ameliyattan sonra morarma ve şişlikler oluşması beklenen bir durumdur. Çalışan kişiler için bu ameliyat süreci için 1 hafta ayırmak en uygun süreçtir. Bir haftalık süreç onunda neredeyse normal hayat şekline dönmüş olunur. Ameliyat öncesi ve sonrasında uzman ve başarılı bir doktor bulmak, gerekli olan bütün tahlillerin yapıldığından emin olma, ameliyat detaylarına hakim olmak, sonrasında yaşanacak süreçleri yönetebilmek en önemli detaylardandır.

Meme Dikleştirme Ameliyatı Sonrası Komplikasyonlar

Meme dikleştirme ameliyatı sonrası komplikasyonların başında, her ameliyattan sonra oluşacağı gibi kanama ve enfeksiyon vardır.  Bu tip operasyonlarda ciddi kanama olasılığıneredeyse yok denecek kadar azdır.  Oluşan kanamaların sebebi memenin kerarında ki ‘’hemetom’’ adı verilen kan birikmesinden kaynaklanır. Hekiminiz tarafından yeniden ameliyat haneye alınıp bu kan birikimi temizlenebilir. Aynı zamanda ilk beş gün civarında tek taraflı oluşan şişlikler enfeksyon habercisi olabilir. Çözğm olarak antibiyotik tedavisi ile enfeksiyonu temizleme işlemi gerçekleşir. Cilk kaybı nadir ancak olası komplikasyonlar arasında bulunmaktadır. Genelde sigara içen hastalarda görülmektedir. Deride siyah renkli Bir şekle bürünür ve pansuman yapılması gerekli hale gelir. Bu sürecin kısa sürede atlatılması için ölü derinin küçük bir müdahale ile temizlenmesi işlemi yapılabilir. Aynı şekildeki deri göğüs ucundada oluşabilir. Bir süre pansuman uygulanarak genelde beklenenden kısa sürede iyileşebilir. Bir sıkıntı oluşturmayacağını düşünüp sigaraya başlamak büyük oranda tehlike oluşturmaktadır. Ameliyattan sonraki ilk hafta oldukca kritik bir dönemdir. Meme dikleştirme ameliyatı sonrası komplikasyonların başında gelen en büyük sorunlar sigara kaynaklı olmaktadır. Ancak bir kaç günlük pansumandan sonra kolayca tedavi tamamlanır.

Meme dikleştirme Ameliyatında Estetik Sorunlar

Meme dikleştirme ameliyatında estetik sorunlar:  Asimetrik bozukluk ameliyattan sonra karşılaşılan sorunların başında gelmektedir. Ameliyatlarda asimetrik rötüşlar verilmesi önemli bir detaydır. Ameliyat sonucunda meme şeklinden memnun olmama durumu ortaya çıkabilmektedir. Karşılaşılan memnun kalmama durumu sonucunda ikinci bir ameliyat gerekli olabilir. Genel olarak hekiminizin başarılı bir uzman olması halinde başarılı bir süreç geçirebilirsiniz. En çok zorlanılan düzeltme işlemi ise gereğinden fazla kaldırılan meme ucudur. Göğüs cerrahisinde sarkma işlemi sağlamak dikleştirme operasyonundan çok daha zordur.

Burun Estetiği Öncesi ve Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

İnsan vücudunda ilk bakılan yerlerden bir tanesi olan burun bölgesi genellikle en çok operasyon tercihi bulunan yerkerden bir tanesidir.  Yüzün diğer kısımlarıyla da orantılı olması itibariyle insanların daha fazla önem vermesine neden olmaktadır. Burun estetiği, iskelet yapısının ve yumuşak dokuların yeniden şekil verilmesi ve estetik bir görünüme kavuşturulması için uygulanan yeniden şekillendirme ameliyatıdır. Hastaların değişiklik istemesinin yanı sıra bazı şekil bozuklukları ve yaralanmalarda düzeltilebilmektedir.  Burun estetiği operasyonları ile küçültme ve büyütme işlemi yapılabilmektedir. Burnun genellikle iki göz arasında yer aldığı kemer kısmı kişiyi çok rahatsız ettiği taktirde tek seansta şekli bozmadan ve kısa bir süre içerisinde onarılabilir. Hastanın burun şekli nasıl olursa olsun başvurduğu hekim ile birlikte yüzüne en çok uyum sağlayacak olan şekli kararlaştırır ve operasyona alınır.

Burun Estetiği Öncesi

Her ameliyatta olduğu gibi burun estetiği öncesinde debelli başlı yapılması gerekenler vardır. Operasyon öncesinde ilgili hekim ile görüşülerek doğru tetkiklerin yapıldığından emin olunmalıdır. Sigara içen  bireyler operasyondan önce kullanımı bırakmalı, ameliyat öncesi sigara bırakma süresi olarak uzmanlar 4 hafta öncesi olarak belirlemektedirler, ilaç veya ilaç benzeri maddeler kullanılıyorsa kesinlikle hekime belirtilmeli ve gerekli görülen ilaçları doktorun tarif ettiği şekilde, aksatmadan kullanmaya özen gösterilmelidir. Bu tip ilaçlar kullanmanızın gerekli olduğu durumlarda  ameliyattan belli bir süre önce tarafınıza verilecektir.

Burun Estetiği Sonrası

Burun estetiği ameliyatı genel anestezi verilerek yapılır ve gidişata göre 1 ila 3 saat arasında süreleri değişir. Genelde hastalarda ağrı çok az seviyededir ve ağrı kesici ile yok edilebilir. Burun estetiği sonrası hastalar 3- 4 saat sonra ayağa kalkarak bir yardımcı sayesinde, bir gün sonra ise hiçbir yardım almadan tek başlarına rahatlıkla yürüyebilirler.  İlk hafta başın yüksekte kalacak şekilde yatılması önemli bir husustur. Bunun sebebi ise şişliklerin daha hızlı iyileşmesi ve daha az miktarda olması için büyük önem taşımasıdır. Ameliyattan sonra bir hafta burunda ki alçı ve tampon çıkartılmaz. Tamponlar çıktıktan 1 2 gün sonra alçı çıkarma işlemi uygulanır.  Alçı çıktıktan sonra yerine ya yeniden alçı yada flaster adı verilen bir uygulama yapılmaktadır. Bu uygulamayla birlikte toplam 2 haftalık bir tampon kullanımı gerçekleşmektedir. Burun estetiği sonrasında kesin olarak sonuç alabilmek için ameliyat üzerinden toplamda altı ay geçmiş olması gerekmektedir. Bu süre genel ortalamaya bakılarak genel bir yorum yapılmamakla birlikte kişiden kişiye değişedebilir. Ortalama bir hafta geçtikten sonra şişlikler gözle görülebilir derecede azalacağı için hasta hafif bir makyaj yapabilir. Toplam bir ayın sonunda oluşan ödemin % 70 ila & 80 lik kısmı yok olur.

Burun Estetiği Ameliyatı Sonrasında İyileşme Süreci

Burun estetiği ameliyatı sonrasında iyileşme süreci uzunca bir zaman alabilir. Ameliyat sonrasında düzenli bakım ve kontrollerin yapılması önemli bir detaydır. Burun içindeki tamponlardan dolayı rahat nefes alamama durumunda ağzınızdan nefes alış verişinizi sağlamalısınız. Yeterli sıvı alımı oluşacak ağız kuruluğuna engel olacaktır. Sadece doktorunuz tarafından önerilen ilaçları kullanmalı ve başka kişilerin tavsiye ettiği ilaçlar hekiminize sorulmadan kesinlikle alınmamalıdır. Pansumanlar hala durmaktaysa, uyurken yada dinlenirken yüksekekte duracak şekilde başınızı tutmalısınız. Burunda sızıntı olması beklenen bir ihtimaldir. Rengine bakılarak doktorunuza doğru bilgilendirme yapmanız sağlığınız için önemlidir. Burun aştındaki tamponun gerekli oldukçe değiştirilmesi önemlidir.  Burun silme yeni oluşturulan şeklin bozulmasına sebep olabilir. Diş fırçalarken yumuşak bir diş fırçası kullanılması gereklidir. Ameliyat sonrası iki haftalık süreçte ıkınma, eğilme, ağır şeyler kaldırma gibi zarar verebilme ihtimali olan hareketlerden kaçınmak gerekir. İlk ay güneş ışısına maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Pansıman çıkarıldığında çevre dokularda hafif miktarda şişlikler gözlemlenebilir. Bu durum kendiliğinden aman içerisinde düzelir. Burnun uç ve üst kısımlarında zamanla uyuşukluk hissi oluşabilir. Belli bir süre içerisinde geçecektir.

Erkeklerde Meme Küçültme

Yapısal anlamda erkek ve kadın memesi birbirinden çok farklıdır ve erkek memesinin küçük olmasının en önemli sebebi de erkeğin vücudunda, kadına oranla az miktarda östrojen, yani kadınlık hormonu bulunmasıdır. Ancak bazı durumlarda erkek memesi, normalde olması gerektiğinden daha fazla büyüyebilir ve bu durum erkeklerde istenmeyen bir durumdur. Bu yüzden erkeklerde meme küçültme operasyonu yaygın olarak yapılan bir işlemdir. Hatta kadın memesi görüntüsü alabilen durumlar da mevcuttur. Bu görüntüye, yani erkek memesinin kadın memesi görünümü alması durumuna jinekomasti (erkekte meme büyümesi) denir.

Erkeklerde Meme Büyümesi Çeşitleri

Erkekte meme büyümesi çeşitleri iki tanedir. Bunlar tek taraflı büyüme ve çift taraflı büyüme olarak adlandırılır. Erkekte meme büyümesi yani jinekomastinin, bazı hastalarda ağrılı geçtiği de gözlemlenmiştir. Erkekte genellikle ergenlik döneminde, yani 12-18 yaş arasında görülen jinekomastinin nadiren gerilediği ya da ortadan kalktığı durumlar da vardır ancak; genellikle büyümüş hali devam etmektedir. Erkekte meme büyümesi durumuna çok sık rastlanılmasına rağmen, halk arasında sık konuşulan konular arasında yer almaz. Bu durumun tedavisi cerrahidir ve jinekomasti cerrahisi iki yöntemle yapılmaktadır. Bu yöntemler doğrudan cerrahi çıkarma ve liposakşın yani yağ emmedir. Büyümenin durumuna göre bu yöntemler birlikte ya da ayrı ayrı uygulanabilir. Erkeklerde meme büyümesi çeşitleri genel hatlarıyla bunlardır.

Erkeklerde Meme Küçültme İşlemi Nasıl Yapılır?

Erkeklerde meme büyüklüğü her ne kadar basit gibi görünse de bu sorunu yaşayan erkekler için önemli bir sorundur ve bu yüzden cerrahi uygulamalar arasında “Erkeklerde meme küçültme işlemi nasıl yapılır?” sorusu oldukça sık sorulmaktadır. Meme küçültme cerrahisinin doğrudan cerrahi çıkarma ve yağ emme (liposakşın) olmak üzere iki yöntemi vardır. Jinekomasti sebebinin fazla meme dokusu olması halinde, meme ucuna atılan bir kesi yardımıyla fazlalık olan doku cerrahi bir biçimde çıkartılır. Bazen yağ dokusunu azaltmak için liposakşın uygulamasıyla birlikte de kullanılabilir. Bunun için meme başı kenarına ya da koltuk altına farkedilmeyecek bir kesi atılır ve bu kesiden girilerek fazlalık olan meme dokusu alınır. Fazla olan yağ dokusunun alınması gereken durumlarda da liposakşın uygulaması gerekir. Jinekomastinin tipine bağlı olarak yalnızca liposakşın işleminin uygulanması ile de problem çözülebilir. Hastanın meme büyüklüğünün sebebi fazla yağ dokusu ise, yağ emme uygulaması tercih edilmelidir. Bu işlem 2-3 mm çapında bir kesi atılaraki bu kesiden sokulan kanüller yardımıyla gerçekleştirilir ve bu seçeneğin en büyük avantajı da hiçbir yaza izi oluşturmuyor olmasıdır. Ameliyat sonrası hastanın klinikte kalması gerekmez. Genellikle hasta operasyon sonrasında aynı gün taburcu edilir.

Erkekte Meme Küçültme Ameliyatının Riskleri

Normalden büyük memeye sahip olan ve jinekomasti teşhisi koyulmuş bireylerin en çok araştırdığı konulardan biri de erkekte meme küçültme ameliyatının riskleri ve bu risklerin ne kadar ciddi olduğudur. Erkekte meme küçültme ameliyatı, genellikle genel anestezi yolu ile yapılır. Hasta hiçbir şey hissetmediği gibi, ciddi bir tehlike ya da ölüm riski taşımamaktadır. Hastanın ameliyattan sonra kendine dikkat etmesi, aşırı kilo alıp vererek vücudu yormaması, hormonel ilaçlar kullanıyorsa da bunlara doktor tavsiyesine göre devam etmesi oldukça önemli konulardır. Bunlar göz önünde bulundurulduğu takdirde erkekte meme küçültme ameliyatının riski bulunmamaktadır.

Erkekte Meme Küçültme Ameliyatı Yaş Sınırı

Jinekomasti için belirli yaş aralığı yoktur. Yalnız erkekte meme küçültme ameliyatı yaş sınırı olarak, ergenliğe başlama yaşı olarak belirlenir. Onun dışında bireyin eğer belirli bir sağlık sorunu bulunmuyorsa, cerrahi uzman tarafından yapıldığı takdirde çok sık komplikasyon görünmez ve ameliyat rahatlıkla gerçekleştirilebilir. Bu işlem bireyin psiko-sosyal hayatını düzenler ve kişinin özgüveninin artmasını sağlar. Ameliyat sonucu yüksek oranda kalıcıdır.

PRP Saç Tedavisi Nedir? PRP Saç Çıkarır mı?

PRP Saç tedavisi doku yenileme uygulaması işlemi ile gerçekleştirilen, saç dökülmesini, saç seyrekliğini ve zayıflamış saç köklerini canlandırarak uygulanan tedavi yöntemdir. Saç tedavi işleminde, saç sorunu olan hastadan alınan kan ayrıştırılarak kırmızı hücreli ve beyaz hücreli kan elde edilir.  Elde edilen bu kanda ki akyuvarlar, trombosit dediğimiz kanın pıhtılaşmasını sağlayan faktörlerinin özel bir işlemden geçirilmesi ile tedavi için gerekli olan sıvı hazırlanır. Oluşturulan sıvı napaj yöntemi ile saç dökülmesinin başladığı yere ya da saç köklerinin zayıfladığı noktaya enjekte edilerek tedavi işlem süreci tamamlanır.

PRP Operasyonu Ne Kadar Sürer?

PRP tedavisinde uygulanan bu işlem 30 ya da en fazla 45 dakika sürmektedir. Hatta bu operasyondan sonra hiçbir şekilde acı hissetmez ve işlem yapılan bölgede iz oluşmaz. Hastaya uygulanan bu sıvı, sorunlu bölgeye enjekte edildikten sonra kişi normal hayatına devam edebilir. Hasta bu tedavi sürecinden olumsuz etkilenmemektedir. 3 ay boyunca ayda 1 ya da 2 defa tekrarlanan bu tedavinin sonuçlarının uzun süreli olması için yılda bir defa olmak şartıyla işlemin tekrar edilmesi uzmanlar tarafından önerilmektedir.

Kök hücre mantığı ile yapılan PRP işleminde ilk gerçekleştirilen işlem hastadan alınan 10 cc’lik kanın santrifüj’den geçmesidir. Santrifüj işlemi ile kırımızı kandan ayrıştırılan bu plazmalar dolgu ve enjekte yöntemi ile hastaya uygulanır. Ayrıca bu tedavi yöntemi ile kişiye kan yoluyla bulaşabilecek hastalık ve alerji riskini ortadan kaldırmaktadır.

PRP Güvenli mi?

Hastaya uygulanması gayet kolay olan bu tedavi yöntemi güvenilir sonuçlar doğurur. Elde edilen dolgun, parlak, canlı ve sağlıklı saçların oluşmasına yardımcı olan bu plazma yeni kolajen oluşumunun yanı sıra derinin tüm yaşamsal işlevlerini uyararak destekler. Yenileyici ve yapıcı etkisi ile bu tedavi hastalara cazip gelmektedir.

PRP Saç Çıkarır Mı?

PRP uygulaması saçların dökülmesinde yaşanan sorunları, saçın gövdesinde bulunan saç hücrelerinden uyarılmasını sağlayarak saç yapımını arttırmaktadır. PRP “ Platelet Rich Plasma” pıhtı hücresi bakımından zenginleştirilmiş plazma uygulaması ismi ile uygulanan bir yöntemdir. Hücresel bir tedavi olan PRP, kişinin kendi kan hücrelerini kullanmak olgusuyla ilerler. Bu uygulama yönteminde 8 ve 10 cc arasında kan alınarak işleme tabi tutulur ve hızlı dönüş işleminden geçirilir. Sonra kanın içerisinde ki kırmızı ve beyaz hücreler ayrıştırılır ve Trombosit açısından oldukça zengin kısım elde edilir, elde edilen bu sıvı Saç PRP dediğimiz tedavi için uygun hale getirilmiş olur.

Trombositten elde edilen bu sıvı özellikle saç köklerine enjekte edilerek kullanıldığında saç dökülmelerini yavaşlatır. Saç tellerinin inceldiği ve dökülmeye elverişli olan alanlarda trombositlerin o bölgeye sağladıkları keratinosit ve epitelyal dediğimiz büyüme faktörleri direk sonuç vermektedir. Bu tedavi yöntemi ile zayıflamış saçlar ve bölge kelleşen yerler de saç köklerinin kalınlaşmasını ve hacimli hale gelmesini sağlayarak köklerin büyümesine neden olur.

PRP’nin saç çıkarma olasılığı oldukça yüksektir. Mezoterapide uzun süre gözlemlenerek görülen olumlu etkiler PRP seanslarının en başında kendini göstermektedir. Çoğunlukla saçlı deride bu süre 2-3 hafta gibi kısa bir sürede 3 seans olarak tamamlanır. Uygulanan seans sonunda hastanın saçlarında canlanma çok net olarak görülmektedir. Bu işlemin kalıcılığı minumum 1 ve 2 yıl arasındadır. Yani bu tedavi yönteminin kalıcı etkisi yoktur. İşlem ilerleyen zamanlarda tekrar edilmelidir. Kürler tekrarlandığı takdirde PRP’nin faydaları ve etkisi artarak saçın kalıcılığının süresi uzar.

Saç Ekimi Yöntemleri Nelerdir?

Saç kayıpları son zamanlarda kadınların da erkeklerin de büyük oranda etkilendiği sorunlardan bir tanesidir. Bu sebeple de saç ekimi işlemlerine olan ilgi son zamanlarda artış göstermektedir. Saç ekimi işlemlerini gerçekleştirmek için ise bazı şartların da olması gerekmektedir. Bunun en temel sebebi ise daha olumlu bir işlemin gerçekleştirilmesi için önemlidir. Saç ekimi işlemini gerçekleştirebilmek için;

  • Saç dökülme çeşidi uygun olan,
  • Saç dökülme seviyesi uygun,
  • Donör bölgesi yeterli kişiler,
  • Bazı hastalıklara sahip kişiler doktor onayı alırsa,
  • 22 yaşından büyükseniz,
  • Saç ekimi işlemi için dış etkenlerden dolayı veya kaza sonucu saç kaybı yaşadıysanız ve saç kaybı yaşadığınız bölgede yeniden saç kökü gözlemlenmedi ise

Saç ekimi işlemi gerçekleştirebilmektesiniz. Bu durumların tam karşılanmaması durumunda operasyon olumu bir sonuç vermeyeceğinden işlem gerçekleştirilemez. Saç ekimi işlemlerinde birden çok teknik ve yöntem kullanılmaktadır. Traşlı veya traşsız olarak bunlardan farklı olarak FUT, FUE, DHIgibi yöntemler ile gerçekleştirilebilmektedir. Bu teknikler ile saç ekimleri kısa sürede gerçekleştirilmekte olup; 12. ayın sonunda saçlar tam anlamı ile kendine gelmektedir.

Saç Ekimi Yöntemleri Hangileridir?

Saç ekimi ameliyatı yaptıracak olan kişilerin en çok merak ettiği konulardan biri saç ekim yöntemleridir. Saç ekim yöntemleri iki tanedir. Her iki teknikte canlı Saç teli kökü naklini sağlar. Genel anestezi kullanılmaz. Sınırlı uyuşturma yapılarak gerçekleştirilir. Aralarındaki fark saçın nasıl alındığıdır. İlk teknikte saç iki kulak arkasından alınır ve saçın alındığı bölgede çizgi şeklinde bir iz kalırken diğer yöntem olan FUE yönteminde arka kısımda saç alınan yerde çizgi şeklinde bir iz kalmaz. FUT tekniği klasik saç ekimi yöntemidir. Bu yöntemde ensenin biraz üzerinden iki kulak ortasından alınan saçlı deri Saçsız alanlara tek tek ekilir. Arkadan saç alındıktan sonra bu kısım dikilir ve bu kısımda küçük bir çizik izi kalır. Yöntemde tek seansta altı bin kadar saç dikilebilinir. Tek seferde dikim alanı çok geniş değilse tamamen kapatılabilir.

Saç Ekimi Ne Kadar Sürede Gerçekleşir?

Tek seansta ortalama 6000 saç telinden fazla ekim yaptırabilmek mümkün değildir. Çünkü kafanın arkasından alınması mümkün olan dokunun da belirli bir sınırlandırması söylemek mümkündür. Bu klasik yöntem kullanılarak 6 ay ara ile 2 veya 3 seans ekim yapılabilmektedir. Operasyonun dört saat kadar sürebilme olabilitesi vardır. Bu durum kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Oldukça kısa süren bu işlem olumlu sonuçları da beraberinde getirmektedir. FUE tekniğinde yine saçların aynı bölgeden alınması mümkün olmaktadır. Fakat burada saçın alınma şeklinde farklılıkların olması söz konusudur. Saçlar ucu 1 milimetre çaplı olan bir alet yardımı ile alınır. Alınan her biri milimetre çaplı doku içinde saç sayısı 1, 2 veya 3 civarında olabilir.  Bu yöntemde bir günde 1500 saç teli ekilebilinir.  İşlem üç veya dört gün arka arkaya uygulanabilir. Seansların sayısı Saç kökü nakli sayısına ve seyrek olan alanını büyüklüğüne bağlıdır. 1 seansta klasik yöntemde 6 bin saç teli dikilebilinirken bu yöntemde ise 4 gün Ekim yapıldığında 5000 saç teli dikilir. Yani klasik bir saç ekim yöntemi ile aynı sayıya denk gelmektedir saç ekimi yönteminde saçlar genellikle ense üzerinden iki kulak ortasından alınsa da göğüs ve sırttaki kıllar da kullanılabilinir. Saç ektirmek isteyen kişiler hangi yöntemde daha rahat veya hangisi onlara daha uygunsa istediği bir yöntemi seçip saç ekimi yaptırabilir.

Kapalı Burun Estetiği Nedir? Nasıl Yapılır?

Kapalı burun estetiğinde, temel özelliği itibarı ile kesiler burnun dışından değil iç kısmından yapılmaktadır. Burun estetiği açılan bu kesilerden içeri girilerek uygulanmaktadır. Kapalı yöntemde dışarıdan görünen bir izin ya da bir kızarıklık, şişlik ve kalıcı diğer herhangi bir belirtinin kalması mümkün değildir. Ancak kapalı yöntemlerin uygulama şekli ve süreçleri biraz daha karmaşık bir yapıya sahip olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısı ile de alanında uzmanlık ve ayrıca tecrübe gerektiren bir operasyon türü olarak bilinmektedir. Burun estetiğinde birden çok teknik bulunmakla birlikte hangi tekniğin kullanılacağı uzman tarafından belirlenmektedir. Kullanılacak yöntemin belirlenmesi için de burunda hangi sıkıntının olduğu tespit edilmelidir.

Kapalı Burun Estetiği Hangi Durumlarda Yapılır?

Kaza sonucu, şekil bakımından bozulan burunlara, geniş burun köprülerinden estetiksel bir görünüm elde edilmesi gibi durumlarda burun estetiği operasyonu gerçekleştirilmektedir. Burun estetiği yaptırmak için en önemli ölçütlerden birisi yaştır. 17 yaşından küçük kişilerin henüz kemik yapılarının tamamlanması ile birlikte burun estetiği operasyonu gerçekleştirilmemektedir. 17 yaşından büyük, sağlıksal veya estetiksel yönden eksiği bulunan burunlar operasyon için uygun adaylardır.

Kapalı Burun Estetiği Sonrası Gelişmeler

Kapalı burun estetiğinde, burnun iç kısmından açılan kesi yardımı ile burun kemiğine, kıkırdağa ve diğer burun dokularına ulaşılabilmektedir. Bu aşamadan sonra, burunda meydana gelen estetik bozukluk türüne göre ve boyutuna göre çeşitli uygulamalar yapılabilmekte ve bu sayede de şekil bozukluğu ile beraber fonksiyonel bozukluklar da kolaylıkla giderilebilmektedir. Özellikle de nefes tıkanıklığı, horlama ve benzeri birtakım şikayetler de tüm kapalı rinoplasti ameliyatları ile kolaylıkla giderilebilmektedir. Burun estetiği bozuklukları içerisinde yer alan ve en çok şikayet edilen bozukluk türü olarak burun kemiği yamukluğu, bu ameliyat türü ile giderilebilmektedir. Açılan kesi aracılığı ile kemiğe ulaşıldıktan sonra ilgili cerrahi müdahale yapılmakta ve ardından aynı yerden kesi dikilerek operasyon tamamlanmaktadır. Bunun yanı sıra kıkırdak eğriliği, burun kemiğinin kırılması, burun kemeri, büyük burun anomalisi, burun deliklerinin asimetrik bir yapıya sahip olması ve benzeri birçok farklı estetik bozukluk için yine kapalı burun estetiği ameliyatının uygulanabileceğini söylemek mümkündür. Rinoplasti ile aynı zamanda kaza, yaralanma ve travma sonrası oluşan tüm fonksiyon bozuklukları ve ayrıca estetik bozukluklar da kolaylıkla yapılabilmekte ve bu sayede de yaşam konforu artırılabilmektedir. Özellikle de estetik bir takım bozukluklar sebebi ile oluşan görünümlerden kurtulmak ve bu sayede de özgüveni artırarak daha yüksek bir yaşam konforu ile hayata devam edebilmek için kapalı burun estetiği ameliyatının yoğun bir şekilde yapıldığını söyleyebiliriz. Bu tedavi aracılığı ile uygulanan işlemler sonrasında herhangi bir geçicilik söz konusu değildir ve elde edilen tüm sonuçlar ömür boyu kalıcıdır.

Kapalı Burun Estetiğinin Avantajları

Kapalı burun estetiği günümüzde en çok tercih edilen yöntemlerden biri olmasındaki en büyük sebep sağladığı avantajlar olarak bilinmektedir. Birden çok avantajı sunan bu işlemde her iki burun deliğinde ufak kesiler meydana getirilmekte ve bu ufak kesiler aracılığı ile işlem kolaylıkla gerçekleştirilebilmektedir. Bu teknikte burun derisi ve burnun içindeki yumuşak dokulara zarar verilmemesiyle birlikte açmaya da gerek kalmamaktadır. Buna bağlı olarak da iyileşme süreci en aza indirgenerek tercih edilen bir yöntem haline gelmektedir. Bununla birlikte, burunda hiçbir şekilde yara izi kalmamaktadır. Diğer avantajlarından birisi ise ameliyat sonrası uyuşukluk minimum seviyededir. Şişlik, morarma ve uyuşukluk gibi faktörlerin olabildiğince az olması hatta kişiden kişiye göre oluşmaması da bu yöntem ile sağlanmaktadır. Bu durumlar da kapalı burun estetiğinin tercih edilebilirliğini arttırmaktadır.

Yüz Germe Ameliyatı Hakkında

Kişilerin daha genç görünüm elde etmek istemesi sonucu kişinin yüzünde yüz hatlarının daha genç görünmesi için gerçekleştirilen cerrahi bir işlem uygulamasıdır. Daha genç bir görünüm kazanmak isteyen ancak Yüz Germe Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır? Bu konularda çok bir bilgisi olmayan kişilerin merak ettiği bir konudur yüz germe ameliyatı. Yüz germe operasyonunu kısaca, yaşlanmaya bağlı olarak yüzdeki sarkan doğal deri kıvrımlarının cerrahi operasyon ile düzeltilmesidir.

Bu yüz germe ameliyatı genel olarak 50 yaş ve sonrası bazı kişilerin yüzünde belirgin sarkmalardan ve kırışıklıklardan rahatsız olması sonucu yaptırmak istediği bir cerrahi uygulamadır. Yüz germe ameliyatında operasyon sonrası izler estetik cerrahları tarafından en az seviyeye indirilmek için uğraşılsa da operasyon sonrası iz olacaktır. İyileşme ile birlikte zamanla bu izlerin fark edilebilirliği azalacaktır. Bu ameliyattan sonra en fazla ameliyat izi kulak arkasındaki bölgede oluşmaktadır.

Yüz germe ameliyatı hastanede genel anestezi uygulanarak yapılmaktadır. Bu ameliyat için birkaç farklı yöntem kullanılabilir. Seçilecek bu ameliyat yöntemi hastanın sağlık durumu, cinsiyeti, yaşı, hastanın cildinin durumu gibi bir takım durumlar dikkate alınarak buna göre bir tercihte bulunulur. Yani her hastaya özel bir ameliyat planlaması yapılması gerekmektedir. Bu ameliyatın ayrıntısı oldukça fazladır.

Yüz Germe Ameliyatından Sonra Ne Kadar Zaman da İyileşme Olur?

Yüz germe ameliyatlarında Yüz Germe Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır? Soruları kadar bu ameliyattan sonra ne kadar süre sonra iyileşme olacağıdır. Yüz germe ameliyatlarından sonra belli bir süre iyileşme süreci kaçınılmazdır. Bu ameliyat sonrası yüzde oluşan şişlik ve morluklar yaklaşık 7 ile 10 gün içerisinde genel olarak düzelmektedir. Yüz germe ameliyatı sonucu yüzde meydana gelen ödem ve şişliklerin nerdeyse tamamen geçmesi yaklaşık 4 haftalık bir süreci bulabilir. Yapılan ameliyatın büyüklüğüne göre iyileşme süresi uzayıp kısalabilir.

 Yüz Germe Ameliyatını Kimler Yaptırıyor

Genel olarak 50 yaşını aşmış yüzünde yılların etkisi ile bir takım sarkma, kırışıklık ve deformasyon oluşmuş kişiler tarafından Yüz Germe Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır? Merak edilen konular arasında olabiliyor. Yüz germe ameliyatlarını genel olarak yüzünde sarkmalar meydana gelen, sarkma, çene gıdı derisinde sarkma olanlar, ağız kenarında kırışıklık olanlar, kazayağı şeklinde de tabir ettiğimiz göz kenarı kırışıklıklarından rahatsız olan kişiler yaptırmaktadırlar.

 

 

Kepçe Kulak Ameliyatı Nasıl Yapılır? nasıl yapılır?

Şekil bozukluklarından dolayı gerçekleştirilen kepçe kulak ameliyatı nasıl yapılır konusunda bilgi sahibi olmak düşünenler için gereklidir. Kepçe kulak, anne karnında olan bebeklerde genetik etkilerden dolayı oluşan bir durumdur. Kişiyi görsel olarak rahatsız etmektedir. Estetiği bozduğu düşünüldüğü için operasyona ihtiyaç hissedilir. Kafa ile kulak kıkırdağının açısı normal insanlara göre daha fazladır.

Bazı insanlar kepçe kulak durumundan dolayı psikolojik bazı sıkıntılar yaşayabilir. Özellikle çocuklar birbirleriyle dalga geçebilirler. Çocukların bu sorunla baş başa bırakılmaması için gelişimlerinin tamamlanması beklenir. Çocukların gelişimi 5 veya 6 yaşlarında iken yüzde 90 tamamlanır. Çocuklarda 6 yaşından itibaren her zaman kepçe kulak ameliyatı yapılabilir.

Kepçe Kulak Ameliyat Süreci

Operasyonun ameliyat ortamında gerçekleştiriliyor olması kepçe kulak ameliyatı nasıl yapılır konusunda bir merak olmaktadır. Hastanede uzman hekim tarafından yapılması gerekir. Yetişkin olanlarda ve dayanabilecek olanlarda operasyon lokal olarak gerçekleştirilir. Çocuklarda ise genel anestezi yapılarak uygulanır. Sorun genellikle ikisinde de olduğundan ameliyat iki kulağa birden uygulanır. İki kulağın operasyonu bir saat içinde bitirilir.

Kesiler kulağın arkasından yapılır. Küçük bir kesi açılır. Küçük kesiden girilerek kulağın kıkırdaklarının kıvrımları için işlem yapılır. Sonucun kalıcı olabilmesi için dikiş yapılır. Açılan kesi kendinden eriyen malzeme ile dikilir. Dikişler dışarıdan görünecek şekilde değildir. Sonunda belli belirsiz iz söz konusu olduğundan rahatsız edici değildir.

Kepçe Kulak Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Estetik açıdan güzel görünmek için gerçekleştirilen kepçe kulak ameliyatı nasıl yapılır cevabı alındıktan sonra iyileşme süreci hakkında doktordan bilgi alınmalıdır. Operasyon sonucunda hastalar gözlemde tutulur. Gözlem neticesinde tıbbi ve psikolojik problem görünmeyenler aynı gün taburcu edilirler. Genel anestezi uygulanmayan hastalar aynı gün taburcu edilirken uygulananların bir gün gözlem altında tutulması gerekir.

Operasyondan sonra kulaklara bandaj yerleştirilir. Bu bandajların 1 veya 2 gün kalması gerekir. Ameliyattan dolayı kulaklarda ödem oluşur. Bu ödemin iki hafta içerisinde geçmesi beklenir. Ödemle birlikte oluşan kızarıklıklar da bu süreç içinde iyileşir. Kulakların en son halini görebilmek için 1 veya 2 aylık bir süreye ihtiyaç vardır. İyileşme süreci içerisinde kişiyi rahatsız edecek bir görünüm söz konusu değildir.

 

Saç Ekiminde Uygulanan Teknikler

İnsanı güzel gösteren unsurlardan biri olduğundan dolayı sorun yaşayanlar saç ekiminde uygulanan teknikler konusunu merak etmektedir. Saçsızlık bazı insanlarda kaygıya, beğenilmeme duygusunun gelişmesine, stres, ve benlik saygısında kayıplara neden olur. Başlangıçta küçük bir sorun gibi görünen saçsızlık veya dökülen saçlar zamanla ciddi sıkıntılara neden olmaktadır. Yaşanan sıkıntılar, durumu düzeltmek için bir şeyler yapılmasını gerektirir.

Saç ekimi konusunda ani karar vermek doğru değildir. Karar vermeden önce iyice sorup soruşturmak gerekecektir. Alanında uzman kişiler tarafından uygun olmayan ortamlarda yapılan ekimlerde doğal olmayan bir görünüm elde edilebilir. Düşük folikül sağ kalım oranına sahip olunabilir. Yanlış uygulama donör alana düzeltilemeyecek kadar çok zarar verebilir.

Foliküler Ünite Transplantasyonu Tekniği

Doğru yere karar vermek saç ekiminde uygulanan teknikler açısında doğru yöntemin uygulanması adına da önemlidir. Doğal bir görünüm elde etmek, donör alanı travmadan kurtarmak için teknik önemlidir. En çok kullanılan teknikler arasında Foliküler Ünite Transplantasyonu yani FUT tekniği vardır. Bu teknik genellikle kafa derisinin alt kısmından aşağıya doğru uygulanır. Aşağıya doğru ince kafa derisinin çıkarıldığı bir yöntemdir.

Mikroskop altında saç folikülleri tek birime ayrılırlar. İnce olara çıkarılan kafa derisi alındığı yere geri dikilir. Bu teknik diğer tekniklere göre daha ekonomiktir. FUT tekniği saç altında görülebilen bir yara izi bırakır. Yara izi kaldığından günümüzde fazla tercih edilmez.

Foliküler Ünite Ekstraksiyonu Tekniği

Yara izinin az görünmesini isteyenlerin saç ekiminde uygulanan teknikler arasında Foliküler ünite ekstraksiyonu yani FÜE tekniğini tercih etmektedir. Kıl folikülünün deride küçük bir dairesel delikler yapılarak alındığı bir tekniktir. Kesim işlemi, uzman cerrahın tedaviye yetecek kadar folüküle sahip olmasına kadar tekrar edilir. Delikler küçük beyaz yaralara dönüşür ve kısa sürede iyileşir.

Cerrahın yeteneğine göre yara izleri hiç belli olmayabilir. FUT tekniğine göre yaralar daha çabuk iyileştiğinden ve belli belirsiz iz kaldığından dolayı daha fazla tercih edilir. Cildin kesilmesi gerekmediği için mikro FUE olarak da isimlendirilir. 1 mm veya daha küçük çaplı punçlar kullanılarak verici alandan delikler açılarak tek tek alınan kıllar, tedavi alanında alım delikleri oluşturarak forseps ile deliklere yerleştirilir. İstenen tedavinin gerçekleşebilmesi için sertifikalı cerrahlar tarafından uygulanması önemlidir.

 

Karın Germe Ameliyatı Nedir?

Son günlerde sıklıkla duyulan karın germe ameliyatı nedir sorusuna cevap bulmak düşünenleri rahatlatmaktadır. Yemek yemeyi seven, spordan uzak duran ve kilo almaya meyilli olan insanlar kilolarından şikayetçidir. Özellikle karın bölgesinde biriken yağlar görüntü olarak hoş durmadığından dolayı rahatsızlık vermektedir. Karın germe ameliyatı yapılmadan önde fazla yağ depolarının alınması için öncelikle bel ve karın kısmına liposuction uygulanır.

Yağlar alındıktan sonra iki kasık kemiği arasından, çamaşırın altında kalacak şekilde kesi yapılır. Kesinin yapıldığı yerden karın derisi alınır ve göğüs kemiğine kadar karın duvarından yukarı doğru kaldırılır. Göbek deliği ciltten ayrılır. Gevşemiş durumdaki karın kasları dikilmek sureti ile sıkılaştırılır. İhtiyaç görülmesi durumunda kasık bölgesi ve üst uyluk da gerilir. Daha kadınsı bir görünüm elde edebilmek için bel bölgesinde sıkılaştırma yapılır. Göbek deliğinin altında kalan cildin tamamı çıkarılır üstte kalan cilt aşağı çekilir. Göbek deliği için yeni bir yuva açılıp yerleştirilir.

Karın Germe Ameliyatı Öncesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Sonuçlarını görenlerin karın germe ameliyatı nedir konusunda bilgi almak istemeleri oldukça doğaldır. Çünkü ameliyatı yaptıran bayanların karın duvarı gerginleşmiş, göbek deliği genç bir görüntü kazanmış ve beli incelmiş olur. Yaklaşık 1 buçuk, 2 saat süren ameliyattan önce dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır:

  • Her ameliyatta olduğu gibi karın gerdirmede de riskler bulunur. Riski ve yaşanabilecek sorunları öğrenip karar verilmelidir.
  • Operasyondan 3 hafta öncesine kadar her türlü kan sulandırıcı aspirin gibi ilaçlardan uzak durulmalıdır.
  • Sadece doktorun belirlediği ağrı kesiciler kullanılmalıdır.
  • Multivitamin haplarının kullanımının kesilmesi gerekir.
  • Domates çekirdeği, yeşil çay, keten tohumu gibi maddeler tüketilmemelidir.
  • Sigara bırakılmalıdır.
  • Kabızlığa neden olabilecek her türlü yemek ve yiyecekten uzak durulmalıdır.

Karın Germe Ameliyatı Sonrasında Nelere Dikkat Edilmeli?

Güzellik ve fit görünme adına bayanlar arasında yaygın olan operasyonun nasıl yapıldığı ve Karın germe ameliyatı nedir hususu düşünenler için önem arz etmektedir. Diğer ameliyatlardan sonra olduğu gibi karın germeden sonra da dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Doktorlar bu konuda hastalarını uyarmaktadır. İstenilen gibi bir sonuç elde etmek ve tıbbi olumsuzluk yaşamamak için doktorların tavsiyesine uyulmalıdır.

 

Lipomatik Nedir?

Liposakşın çoğumuzun duyduğu bir terimdir. Vücudun farklı teknikler ile yeniden şekillendirilmesi ve yağ alma operasyonlarıdır. Liposakşın yöntemlerinden biri olan lipomatik nedir? Lipomatik, İnfrasonik Tickle Liposuction yöntemidir. Klasik liposakşın yönteminde, operasyonu yapan kişinin kolunun ileri geri hareketleri ve vakum gücü ile yağlar koparılarak vücuttan uzaklaştırılır. Lipomatik yönteminde ise cihaz hem kendi etrafında hem de ileri geri hareketler uygulayarak bir titreşim oluşturur.
Lipomatik ile yağ alma operasyonlarında bağ doku nerdeyse hiç zarar görmez. Bu da operasyon sonrası derinin kendini toparlamasına yardımcı olur.Lipomatik nedir, kısaca açıkladıktan sonra bu yöntemin avantajlarına değinelim.

Lipomatik Yönteminin Klasik Yönteme Göre Avantajları

– Titreşim hareketleri sayesinde fazla yağlar vücuttan uzaklaştırıldığı için dokularda hasar oluşmaz.
– Titreşim hareketi kontrollü bir yağ alma sağlayacağı için daha doğal sonuçlar ortaya çıkar.
– Bağ doku zarar görmediğinden ciltte daha kısa sürede toparlanma ve sıkılaşma gözlenir.
– Uygulayıcı için daha az yorucu bir yöntemdir.( Cihaz hareketi kendisi yaratır.)
– Yağ dokunun dışına geldiğinde cihaz kendi kendini durduğu için iç yaralanmalar meydana gelmez.
– Birçok farklı bölgede uygulama olanağı vardır.
– Farklı anestezi yöntemleri kullanılabilir.
– Kısa süreli ve pratik bir uygulamadır.
– İşlem boyunca dokular oldukça az hasar gördüğü için morluklar ve şişlikler oldukça az olur.
– Hasta uygulanan bölgeye bağlı olarak bir gün içinde dahi normal hayatına dönebilir.

Lipomatik ve Lazer Liposakşın Arasındaki Farklar

Liposakşın yöntemlerinden lipomatik nedir, avantajları nelerdir açıkladıktan sonra lazer liposakşın nedir bir göz atalım. Lazer liposakşında, uygulamanın yapılacağı bölgelere lazer ile ısı verilir ve klasik liposakşın uygulamasında olduğu gibi kanüller ile yağlar uzaklaştırılır. Lipomatik yönteminde titreşimler sayesinde yağlar bağ dokudan ayrılırken lazer liposakşınyönteminde yağların bağ dokudan ayrılması işlemi ısı yardımıyla gerçekleştirilir.
Lazer liposakşın, lipomatik ile kıyaslandığında daha uzun süren bir uygulamadır. Lazer uygulaması ile dokular ayrılır ve daha sonra vakumlama yapılır. Lazer liposakşın ısı uygulaması ile gerçekleştirildiği için geniş bölgelerdeki uygulamalarda genel anesteziye gereksinim duyulabilir. Bu da uygulanabilirliği sınırlandırır. Lipomatik uygulamasında yanık veya yanık izi oluşması söz konusu değildir.
Unutmamak gerekir ki hiçbir liposakşın yöntemi zayıflama yöntemi değildir, lipomatik ve diğer liposakşın yöntemleri vücudun yeniden şekillendirilmesi yöntemleridir.

Rinoplasti Nedir?

Estetik cerrahi operasyonlar özellikle son yıllarda, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte tıptaki yeni gelişmeler ışığında sıkça yapılan ameliyatlar arasında yer almaktadır. Yeni tekniklerle birlikte risklerin iyice azalması sonucu en başarılı operasyonlar arasında estetik cerrahi ameliyatları yer alır. Rinoplasti de bunlardan biridir. Peki, rinoplasti nedir?
Rinoplasti, burun estetiği ameliyatlarına verilen genel addır. Genellikle estetik kaygılardan kaynaklanarak bu ameliyata başvurulsa da aslında tıbbi gerekliliklerden dolayı yapılma olasılığı da oldukça yüksektir. Rinoplasti ameliyatları dünya üzerinde en sık uygulanan estetik cerrahi operasyonlarının başında gelir. Bunun nedeni yüksek başarı oranı ve düşük komplikasyon riskidir.

Rinoplasti Hangi Durumlarda Zorunludur?

Rinoplasti, burun tabanı, burun ucu, burun delikleri, burun cildi, tüm burnun kıkırdak ve kemik dokularını kapsar. Burun yüzün tam ortasında yer aldığı için en göze çarpan organlardan biridir. Şekil bozukluğu olan bir burun bu sebepledir ki kişiyi oldukça fazla rahatsız edebilir. Bazen bu şekil bozukluğu kişide takıntı haline gelir ve günlük hayatını olumsuz yönde etkiler. Kişi öz güvenini yitirir, sosyal hayatına sekte vurur. Bu durum psikolojisini de olumsuz etkiler. Hastanın ruhsal dengesi bozulur. Eğer burun estetiği hastanın normal hayatına dönmesine yardımcı olacak ve kişi kendini mutlu hissedecekse yapılmasında fayda vardır.
Genel olarak kişinin daha estetik bir görüntüye kavuşması için planlansa da travmalar, doğuştan kaynaklanan anomaliler, tümör gibi durumlarda yapılması zorunlu bir ameliyattır. Türkiye’de her iki kişiden birinde görülen deviasyon sorunu da bu ameliyatları zorunlu hale getirebilir. Deviasyon, burun içi dokulardaki, anatomik veya işlevsel bozukluklar olarak tanımlanabilir. Bu gibi durumlar hastanın yaşamını olumsuz etkiler.

Kaç Çeşit Rinoplasti Uygulaması Vardır?

Burun estetiğinin zorunlu hallerinden bahsettikten sonra, rinoplasti nedir sorusuyla ilk akla gelen sorulardan bir olan kaç çeşit uygulaması vardır sorusuna kısaca açıklık getirelim. Genel olarak açık ve kapalı rinoplasti olmak üzere burun estetiği ameliyatları iki farklı temel yöntemle gerçekleştirilir. İki yöntemde de kendine has avantaj ve dezavantajlar söz konusudur.
Kapalı rinoplastide, burun dokusu tamamen kaldırılmadığı için ameliyat daha kısa sürer ve daha çabuk iyileşme gözlenir. Bununla birlikte açık rinoplastide burun dokusu kaldırıldığı için daha rahat bir çalışma alanı sağlanmış olur.

Whatsapp
Hemen Ara